26 Temmuz 2011 Salı

FIRTINALAR

Fırtınaları özlüyorum,

Ey baştan ayağa Aşk olan..



Yağmurlara gizliyorum gözlerimi,

Gözlerimi açıyorum yoksun,

Kapatıyorum acıyor ruhum

28 Şubat 2011 Pazartesi

Yarim.. Yarimm


Seni yazdığım kağıtlar sarardı, kalemlerim aktı gözyaşım gibi kurudu sonra, Yokluğunun akşamı, döndü sabah oldu. Gündüzlerde zifiri şimdi, ey geçmişimde bir sonbahar vakti kaybettiğim sevgili..


22 Şubat 2011 Salı

BENİM İÇİN


Benim için bir şey yap, çık şöyle eski günlerde ki gibi yağmurda, bir tur at. Yüzünü kaldır gökyüzüne yağmur suyu iç birazda, ellerin ceplerinde olmasın ama..

Benim için bir şey yap, bir kızla konuş mesela, bir fıkra anlat arkadaşlarına, mahallede ki çocuklara merhaba de, kaybettiğin masumiyetin anlamasanda..

Bir şeyler yap benim için ama öyle körü körüne bir duygusallıkla değil, içini acıtacak bir gerçeklikle, dönüp arkanı gitmek gibi, biliyorsun çoktandır ne gidişlerin oldu nede dönüşlerin..

Bir şey yap benim için ey Ömrüm, yitirdiklerimin hesabını yapmaktan bitkinim..

6 Şubat 2011 Pazar

MAVİ


O bütün bunların dışında mavi yürekli bir dilberdi, Bilemezdi onu nasıl sevdim, nasıl terk ettim ve daha fazlası.. Ama bende bilemedim, hangi şarkıda karşıma çıkacak, hangi şarkıyla vuracak beni böyle.. Yıkık kalırım diye düşünemedim..

Sonra hayalin rahat sularına vurdun kendimi, karşımda mavi saçlı bir sen.. Dualarla durdum yoluna.. Aşk hiç bilmediğim bir dilmiş, Özür diliyorum Allah’ım bütün cüret ettiklerime.. Mavi saçları denize karıştı, gözlerim bakmaktan yorgun, bir sevda hikayesini nasıl yazabildim böyle, bilmediğim bir dilde..

Bütün bunların bitti bir yerde, şarkının ömrü bitince… Her şey dönerken yerli yerine, mesela şu masa masalığına, şu telefon telefonluğuna, ben bedbahtlığıma.. Her şey ararken aslını şu esnada ve tabi ki bu yazıda.. Ben hala hayretteyim, elimde neden mavi kaldığına…

9 Aralık 2010 Perşembe

GELİNCİĞİN HÜZNÜ


Seslerin hüznü yetmez oldu ayrılığa,

Yoruldu yüreğim, hırpalandı..

Gel bir omuz ver acılarıma..


Ömrüm gelincik tarlasında bir rüzgar,

Bir an duyuyorum kokusunu, bir an değiyorum ona,

Acıyor içim bir an, bakıyorum kalmış oda arkamda..


Sen gelincik tarlasında, kırmızılığı açtığı yaralarımdan,

Ben onun peşinde koşmaktan perişan..

Kemanın tellerine geçiriyorum yüreğimi, kurtulurum diye yangınlarından


Not: Farid Farjad dinlerken yazılmıştır...

29 Ekim 2010 Cuma

UNUTMA




Onu unut dedi..

Bildik konuşmalardan uzakta,

Ve dalıyorken ay bulutlara..

Elimi tuttu, beni unutma dedi..

Bir sen, bir de o kalsa bu hayatta

Bir rüzgar alıp götürse aklını,

Beni gözlerinde tut unutma..


Yollar boyu sıkıntılar çeksen,

Yıllar boyu gün görmesen,

Bir sabah pencereni aç, beni unutma

Sözlerin ne anlamı var ki hayatta ?

Bakışlar da yeter dersen aşkı anlatmaya,

Her aşkınla bir kerecik beni de an, unutma


Susuz çöller gibi gelirse bu büyük şehir,

Bütün zamanlar senden yana uzun uzunsa

Mecnun desen, Leyla desen sanki hep yanında

Selamlarımı söyle onlara, unutma

Bir çığlık olursa gözlerin, seslerin hep intizar

Neler çektiğim gelsin aklına

Bir Ahh ile bana bırak hepsini, unutma.. .

2 Ağustos 2010 Pazartesi

BEN ve O

























Ben
Ben
Ve O
Ben ve O
O ve Ben
O
ve Ben
O

30 Temmuz 2010 Cuma

MERYEM’İ ANARKEN




















Ah yemyeşil çayırlar da,

Ah zaman dolanırken ayaklarımıza,

Sen duru güzelliğini sürerken ömrümde,

Yakarışlarım duyulmaz oldu, bu kadar yakınlığında


Ah, özü özüm, gözü yüreğim, nefesi ateşim…

Ben sana hiç yüz çevirmedim, çeviremedim..

Ah başımın ağrısı, çaresizliğim..

Sen beni nerede bıraktın, ben nasıl böyle acıdım ?


Ah sesinde martılar uçan dilber,

Ah senin aşkını Musa’da bulduğum,

Yusuf’a sorduğum, İsa ile yola çıkıp,

Muhammed deyince yüreğimi durdurduğum…


Sözlere güvenmez oldum artık,

Şiirler daha tatsız, seni düşündüğümde,

Ah mihrabım, deme bana “Bu sana nereden geldi” diye

Ah kaderim, “Bu Allah katındandır” "Zira O dilediğine hesapsız verir”

21 Haziran 2010 Pazartesi

GECE ve YAĞMURDAN ÖNCE






















Sabret sabahı bekle,

Papatya renk sokaklara açılsın penceren

Bırak..

Yağmurlarda selam dursun odanda,

Yarın her başka günden güzel olacak,

Çiçeklerin saksıda rahat,

Balkonun güneşin altında neşeli,

Yüzün aynada, aynadan daha güzel,

Sabret ama sabahı bekle..


Bir karabasan gecedir yaşadığın,

Umut et sabah bekle,

Düşüncen başında dertli bu gece,

Göreceksin yarın, sevdan daha rahat kalbinde..

Yattığın yer senin değil sanki,

Bu ellerin, onu tutan ellermiydi ?

Bu gece rahat değil için içinde

Ama yarın var, umut et ve sabahı bekle..


İlk hecesinde gece yağarken her yere,

Sabret sabahı bekle, yağmurdan sonra nemin rahmeti kalacak sana..

15 Haziran 2010 Salı

YOL / AŞK / YAKAMOZ

















Bu yol, ay ışığı, saçlarından süzülen yakamoz,

Sevda, güzelliğin içime damlayan bir kor,

Unutma,

Adımlarken zamanı ben gözyaşlarımla…

13 Nisan 2010 Salı

O..



















Seni gördüğümde, yer küre,

Çatladı atıldı bir başka aleme..

Işıl ışıl parladın ve gönül sarhoş oldu..

Yaklaştın ve geceler kayboldu…


Dinledim yıkılırken bütün alem, sesleri,

Ruhum salındı, beden ayağa kalktı,

Adından zikirlerle yepyeni bir alem varoldu..

Gözümde başka bakışlar, içime cennetten kokular yayıldı..


Hala bir parçam ayıkken, söyleyemem gerçekleri,

Yine de bilmek lazım, kimin sebebi bu, kimin gerçekliği ?

Gözlerine bakamaz ki bir insanoğlu, benim gibi

Bu yüzden ruhumda hem cennet’in hem cehennemin izleri..

28 Mart 2010 Pazar

Violin De Becho



















Eski bir fotoğraf gibi yüzün,

Bir yarısında neşe var bakarken bana,

Bir yeri siyah beyaz hüzün..


Kalbin ne kadar çok kırılmış,

Elini uzatırken korkunun sebebi bu mu?

Sana, sevdan beni yanlış tanıtmış…


Yüzümde çizgiler belirginleşti iyice,

Çoktandır yağmurda da yürümüyorum..

Bekleyişin çileden başka nedir ömrüme?


Eski bir fotoğraf gibi sevgimiz,

Baktıkça şimdi, yoruluyorum yalnızlığımdan..

Ayrıyken dinmez kimsesizliğimiz..



Not: Soledad Bravo - Violin De Becho dinlerken yazılmıştır..

19 Mart 2010 Cuma

Sevdam… Sana…


















Bütün acıları içinde tutan bir tek adın,

Bütün yalanların gizlediği yalnızlığın..

Korkma umut et,

Ne kadar ki yaşadığın ve bıraksalar daha ne kadar yaşarsın ?


Bütün sevdalardan büyük vuslatın,

İç çekişlerimle güzelleşen senin şarkın,

Durma devam et,

Belki bir daha dinleyemem, vakti çünkü ayrılığın…


Tek tek ismini bilirim geçtiğin sokakların,

Tek tek harflerini çekiyorum , zikir gibi dilimde adın…

Yaklaş ve hayal et..

Peşimden gelmezsen, korkuyorum bir anlamı olmaz hayatlarımızın..

1 Mart 2010 Pazartesi

ATEŞİ ANLAT..
















Seni bana anlat, susuşlarında ki gizi, yanan ormanların hüznü sesinde sanki, bana bir el ver, al gözyaşımı akla yüreğini… Seni bana anlat, benden cümleler olsun ki inanabileyim.

26 Şubat 2010 Cuma

...

















Başka yerde olsaydı seninle, başka çimenler yerlerde, başka kuşlar hayallerimizde… Başka bir ben olsaydı sende, başkası olsaydı bende ama sen olsaydın, ama ben kalabilseydim.. Başka hasretlere sarılmasaydık böyle, başka umutlar kirletmeseydi bizi hayallerde..

Başka yerde olsaydı seninle, başka insanlar içimizde, ama sen durabilseydin başka hasretler aklımızı çelince… Umut etmeyi ne zaman bıraktık, sorusu bile zehir kalbime … Ey Sevda, benden gitme, benden gitme…





3 Ocak 2010 Pazar

BEHEY SEVDA

















Sesini bırak gel yoruldum yaşamaktan.. Unutulmuş ve kurutulmuş defter arasında, yaşamak bir günün askısında, yoruldum..

Sonra yürüdüm peşine, hızlı hızlı akıyorken henüz hayat damarlarımda.. Tutundum sevgilinin yeleğine, aşk içimde, yakan korkutan bir ırmak… Behey sevda var git işine, ne derdin varsa git sevgiliye sor.. Beni bırak, yoruldum onun gözlerinde…

Gözlerini bırak, anlamlar yüklemekten yoruldum.. Unuttum hangi sevda vardı heybesinde, hangisini seçip giymişti üstüne.. Sözlerini bırak düşünmekten yoruldum, ellerini bırak hasretlerden yoruldum.. Behey sevda, bende işin ne ? İşte başka o başka gökyüzünün güneşi, açıyor durmadan, başka yeryüzünde hayat veriyor başka çiçeklere ..

Behey sevda… Var git işine, bende bir kalp kaldı, onu da veremem kimseye…

21 Aralık 2009 Pazartesi

YUSUF'A AŞK...
























İnce yüzün,

Tanrısallığın simgesi kalbimde,

Geçtiğin yollar kaderimin yolu,

Ey Yusuf atıldığın kuyu bu mu?



Aşkın gücü, arttırıyor çilemi

Bir yangının içine düştüm

Yakıyor bedenimi

Hayalinle Yusuf, kesiyorum bileklerimi…

10 Aralık 2009 Perşembe

SEN























Sesin uzadı boşlukta,

Binlerce hançer oldu saplandı,

Adın yazılmıştı yıldızlara

Rüzgar çıktı, dağıldı aşıklara


6 Aralık 2009 Pazar

GİDİŞİN























Susmuş şehirlerin martıları,

Deniz dalgasız, üzerinde

Yağmurun halkaları…

Balıkçılar da hüzünlü mü yoksa..

Balıklar da neşesiz mi ?

Evin tüm kapıları açık,

Tv de bir şarkı,

Eski ve tanıdık..


Gidişin böyle olmuştu…


16 Kasım 2009 Pazartesi

AŞIK

















Ve şarkılar söylenir, şiirler dinlenir

Zaman geçer..

Bir aşık dünyayı zevk etmededir..

 
Free Hit Counter