
Bu yol, ay ışığı, saçlarından süzülen yakamoz,
Sevda, güzelliğin içime damlayan bir kor,
Unutma,
Adımlarken zamanı ben gözyaşlarımla…
İn aşk-ı kemâl estü kemâl estü kemâl Vîn akl-i hayâl estü hayâl estü hayâl

Çatladı atıldı bir başka aleme..
Işıl ışıl parladın ve gönül sarhoş oldu..
Yaklaştın ve geceler kayboldu…
Dinledim yıkılırken bütün alem, sesleri,
Ruhum salındı, beden ayağa kalktı,
Adından zikirlerle yepyeni bir alem varoldu..
Gözümde başka bakışlar, içime cennetten kokular yayıldı..
Hala bir parçam ayıkken, söyleyemem gerçekleri,
Yine de bilmek lazım, kimin sebebi bu, kimin gerçekliği ?
Gözlerine bakamaz ki bir insanoğlu, benim gibi
Bu yüzden ruhumda hem cennet’in hem cehennemin izleri..

Eski bir fotoğraf gibi yüzün,
Bir yarısında neşe var bakarken bana,
Bir yeri siyah beyaz hüzün..
Kalbin ne kadar çok kırılmış,
Elini uzatırken korkunun sebebi bu mu?
Sana, sevdan beni yanlış tanıtmış…
Yüzümde çizgiler belirginleşti iyice,
Çoktandır yağmurda da yürümüyorum..
Bekleyişin çileden başka nedir ömrüme?
Eski bir fotoğraf gibi sevgimiz,
Baktıkça şimdi, yoruluyorum yalnızlığımdan..
Ayrıyken dinmez kimsesizliğimiz..
Not: Soledad Bravo - Violin De Becho dinlerken yazılmıştır..
.jpg)
Bütün acıları içinde tutan bir tek adın,
Bütün yalanların gizlediği yalnızlığın..
Korkma umut et,
Ne kadar ki yaşadığın ve bıraksalar daha ne kadar yaşarsın ?
Bütün sevdalardan büyük vuslatın,
İç çekişlerimle güzelleşen senin şarkın,
Durma devam et,
Belki bir daha dinleyemem, vakti çünkü ayrılığın…
Tek tek ismini bilirim geçtiğin sokakların,
Tek tek harflerini çekiyorum , zikir gibi dilimde adın…
Yaklaş ve hayal et..
Peşimden gelmezsen, korkuyorum bir anlamı olmaz hayatlarımızın..

Başka yerde olsaydı seninle, başka çimenler yerlerde, başka kuşlar hayallerimizde… Başka bir ben olsaydı sende, başkası olsaydı bende ama sen olsaydın, ama ben kalabilseydim.. Başka hasretlere sarılmasaydık böyle, başka umutlar kirletmeseydi bizi hayallerde..
Başka yerde olsaydı seninle, başka insanlar içimizde, ama sen durabilseydin başka hasretler aklımızı çelince… Umut etmeyi ne zaman bıraktık, sorusu bile zehir kalbime … Ey Sevda, benden gitme, benden gitme…

Sesini bırak gel yoruldum yaşamaktan.. Unutulmuş ve kurutulmuş defter arasında, yaşamak bir günün askısında, yoruldum..
Sonra yürüdüm peşine, hızlı hızlı akıyorken henüz hayat damarlarımda.. Tutundum sevgilinin yeleğine, aşk içimde, yakan korkutan bir ırmak… Behey sevda var git işine, ne derdin varsa git sevgiliye sor.. Beni bırak, yoruldum onun gözlerinde…
Gözlerini bırak, anlamlar yüklemekten yoruldum.. Unuttum hangi sevda vardı heybesinde, hangisini seçip giymişti üstüne.. Sözlerini bırak düşünmekten yoruldum, ellerini bırak hasretlerden yoruldum.. Behey sevda, bende işin ne ? İşte başka o başka gökyüzünün güneşi, açıyor durmadan, başka yeryüzünde hayat veriyor başka çiçeklere ..
Behey sevda… Var git işine, bende bir kalp kaldı, onu da veremem kimseye…