Zaman durmuş sanki,
Gözlerin ona baktığı o anda
Gözler suşmuş sanki,
Ruh, Kal-u Bela’da verdiği sözü anmakta
Ağlamaya, haykırmaya yok hacet,
Sussam fazla, konuşsam fazla…
Ey Aşk’ı içinde büyüten,
Beni hatırla, beni hatırla..
İn aşk-ı kemâl estü kemâl estü kemâl Vîn akl-i hayâl estü hayâl estü hayâl

Bu ölen kim,
Gece vakti kimin salası veriliyor?
Çöllerimin gizli vahası,
Şiirlerimi gözlerine adadığım şairin leyla’sı..
Bitip tükenmez yangınlarımdan uzakta,
Hayatının yabancısı..
Sözlerim sen olmadan kurulmaz oldu,
Kalbimin okkası kurudu, içimde senden,
Eşiz bir medeniyet kuruldu..
Dudakların katlimde kanımdı,
Sabaha karşı bir gece,
Fermanın geldi, yüzüme okundu..
Şimdi kurumuştur bütün vahalarda çiçekler,
Unutmuştur sevmeyi şairler..
Yatsıdan sonra,
Kalp mescidine çıktı leyla…
Sildi gözyaşlarını, açtı AŞK’ın kitabını,
İlk kez okundu,
“Nun kaleme ve yazdıklarına and olsun”
Diye bir sala…