Yağmurda ıslanan pardösüm, saçlarım ve yanağımdan süzülen sevda, unutulmuş dudaklarının sıcaklığı.. Göğsümde, gömleğin iç cebinde, harfler karışmış birbirine, kimsenin bilmediği bu hikaye, benim hikayem, bir aşk mektubu ...
Hüznüm anlamlı cümlelere sığmaz oldu kaç zamandır. Kalbinin soğukluğundan gözlerimde buğ oldu. Kederler ömrüme yapışmış yaşadıklarımın önsözü, bir hayat çıkarsa bu hikayeden.. Sonunda hep kaybeden kahraman, bu aşk mektubu...
Ağır vurdum sokaklara şakaklarımı, sızıdan bir sevdaymış bu.. Sokak lambalarında bırakıp gölgemi, gidiyorum.. Dedim ya, yağmur var, yanaklarımda dudak izlerin.. Dedim ya, gözlerin şefkat ile kirlenmiş... Çek onları benden, terketmenin kıyısına bırak, öyle kalsın...
Kalem düştü yürekten, kaderime işlemiş bu hikayenin son satırları yazılırken, beklenen hiç gelmeyecek... Sözler iade edildi, sevdaların yetersizliğinden, sevgililer özür diledi birbirlerinden, unuttuğum ne varsa, koydum aşk mektubuna ...
Yağmur ve İstanbul , sokaklar yalnız, ışıklar solmuş, öpüşünden arta kalan acılar kalbimde, şimdi yalnızca ben varım, ayrılıklarla büyüyen bu şehirde... Dönmem asla, küskünüm hikayeme.. Harfleri karışmış mektup bu sevda, kalbime yazdım tüm lisanlarla ...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder