
Sabah vakti güneş girince penceremden içeri, sen yansıdın duvarlara, nazik bir gül gibi.. Oturup yazılar yazdım sana benzeyen, müzikler dinledim.. Kendimle konuştum, sana en çok benzeyen benim içimdir diye.. Şimdi dedim kim bu Leyla, utangaç yüzünde O’ndan çizgiler, başı düştü öne.. Su istedi, Su benim sırrımdır dedi…
Bu sabah, hayırdır diye uyandım, kulağımda çınlayan dualar senden.. Bu sabah olmasa bir ömür uyanmazdım, kapımda bir feta, müjdeleri ruhumda.. Onun sesi duvarlarıma çizilmiş, Onun gözleriyle gördüm… Leyla renksizmiş, sessizmiş, Sesleri benim sesim, esmerliği benim nefsimmiş…
Bu sabah yüreğimde bir ferahlıkla uyandım, içimde Kal-u Bela’dan bir söz tekrar tekrar söylenmekte..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder